11 Eylül 2015 Cuma



BİR U21 MASALI "2"

Basının Türkiye-Hollanda U21 maçına nasıl yaklaşamadığını detaylarıyla yazmıştık. Şimdi sahanın içine değil de, yedek kulübesi sınırlarına girme zamanı.

Abdullah Ercan maç sonu "Türkiye'de iyi defans oyuncusu yetişmiyor. bunu bir an önce değiştirmemiz gerek "açıklamasını yaptı. Teşhis doğru lakin Abdullah Ercan bu göreve yeni başlamadı. Bu alt yaş milli takımlarda görev yaptığı 2. dönem ve şu anki görevinin başında 24 ayı doldurmuş durumda. Bu önemsiz bir detay. Esas üzerinde düşünmemiz gereken mesele, futbolda süreklilik. Yine Hollanda maçı sonrası " beklerimiz ilk kez bir arada oynadı, ilk devre bu sebepten oldukça zorlandılar" açıklamasını yapmıştı Abdullah Ercan.  Esasında ilk kez oynayan bekler değil, neredeyse bütün takımdı. Abdullah Ercan'ın U21 milli takımlarda görev aldığı son 2 seneden bahsetmiyorum sadece. Bu takıma yani U21 milli takımına oyuncu hazırlaması gereken U20 - ki uluslararası seviyede bir futbol sezonunda çok az maç oynuyorlar- değil, U19 milli takımımız aslında. Abdullah Ercan göreve geldikten sonra U19 milli takımımızın oynadığı maçlara baktığımızda , hem tablonun değişkenliğini hem de futbolda sürekliliği değil, o günü düşündüğümüz ve/veya düşünmek zorunda olduğumuz gerçeğiyle karşılaşıyoruz.
Aşağıda Abdullah Ercan göreve geldikten sonra Vedat İnceefe yönetimindeki U19 takımımızın bazı maçlardaki kadrosunu göreceksiniz.

    MAKEDONYA - TÜRKİYE (06.09.2013 )


    
      SIRBİSTAN-TÜRKİYE ( 28.05.2014 )



     TÜRKİYE-İZLANDA ( 07.10.2014 )


06.09.2013 tarihinden itibaren kadroları incelediğimizde, sürekliliği kazanmış olması gereken milli takımlarımızda tablonun vahameti ortaya çıkmakta.

İşin kulüpler yönünü, tff ile kulüplerin alt yaş milli takımlar için süreklilik ilişkisini nasıl yürütebileceğine dair fikirlerimi bir sonraki yazıya ayırdım. Süreklilik için anahtar 2 kelime ; proje ve sabır...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder