ANTALYASPOR – FENERBAHÇE
İlk 45 dakika sona erdiğinde Fenerbahçe cephesiyle alakalı
olarak kurabileceğimiz tek cümle var; Fenerbahçe’nin alametifarikasının Simon
Kjaer olduğu gerçeği. Ligin ilk yarısında Eto’o’nun Kjaer markajında kaybolduğu
, orta sahaya çıkıp 9.5 numara oynamaya çalışsa da , Kjaer’in mükemmel
savunmasında eridiğini hatırlatacak olursak meramımızı daha net anlatmış
oluruz. Kjaer yokken Bruno Alves ve Kadlec’den oluşan tandem defansı ileri
çıkartamadığı gibi, çıktığı anlarda da ya faullü hareket yaparak, ya da çok
geç çıkarak Antalyaspor’dan ziyade, Fenerbahçe’nin zaten pek de sevimli
gözükmeyen oyununu daha da çıkmaza soktular. Tabi burada bir parantezde Sanuel
Eto’o için açmak lazım. Antalyaspor maçlarını her hafta takip etmeyenler için
ilk 45 dakikalık Eto’o oyunu şaşırıtıcı gelmiş olabilir ama Eto’o Türkiye
kariyerinde yaşını da almış olması sebebiyle santrfor olarak değil, pasörlüğünü
de devreye sokarak 9.5 numara pozisyonuyla oynamaktaydı,ilk 45 dakika Türkiye
kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilemiş oldu. İlk 45 dakika
için ortaya çıkan bir durum daha var. Gençlerbirliği deplasmanında
Antalyaspor’un 90 dakika sonunda en iyi pas kombinasyonları Sakıb-Gökhan-Chico-Motta-Celustka ve Serdar
Özkan arasında gerçekleşmişken, bu akşam ilk 45 dakikada Antalyaspor pas
merkezinin Jean Makoun olduğunu gördük - ki Jean Makoun aldığı topların çoğunu Eto’o ,Danilo ve
Serdar Özkan’la oynadı- . Burada bir parantez de Antalyaspor teknik heyetine açmamız
ve alkışlarımızı göndermemiz lazım. Zeki Yıldırım ilk 45 dakikada Eto’o ile
beraber sağ bek İnkoom’u hücuma sürekli çıkarırken , M’Billa Etame Eto’o’nun
bıraktığı boşluklara çok iyi kaçtı ve Antalyaspor her hücum girişiminde Fenerbahçe
ceza sahasında 5 kişiyle çoğalmayı başardı. Bu çoğalmada Vitor Pereira’nın Jozef veya Topal’ı Eto’o ile eşleştirmeyip
zaten oyun kuramayan Fenerbahçe’nin boyunu
60 metreye çıkartmasının da payı büyüktü.
2.yarıda gelen Ozan-Rvp değişikliğini sorgulamak yerine Fenerbahçe’nin Molde ile deplasmanda oynadığı maçın kurgusuna göz atmamız
lazım. O maçta Topal’ın sahada olmamasıyla Fenerbahçe Ozan’ı ilk defa doğru kullanmış
ve hem sonucu hem de Ozan’dan sezonun en iyi verimini almıştı. Ozan, Jozef ve Topal’la oynarken
sıradan bir 8 numaraya dönüşürken , Molde deplasmanında ideal 8 numara nasıl
olunurun örneklerini sergilemişti. 3-0 sonrası maçın skoru Fenerbahçe’nin
oyuncu değişiklikleriyle nasıl şekillenir bilemeyiz ama ortaya çıkan bir gerçek
var. Vitor Pereira pragmatizminin skoru getiren kurgusunda başrolü takımın değil, Simon Kjaer’in oynaması.
Dipnot: Fenerbahçe Antalyaspor’un Gençlerbirliği ile
oynadığı maçta rakip analizi iyi yapamamış. Gençlerbirliği bütün duran top
organizasyonlarında Skulason ile tehlike yaratmıştı ve özellikle köşe vuruşlarını dışa kavisli şekilde ön
direğe kullanıp gol pozisyonuna girmişti. Fenerbahçe’nin bunu sadece 1 kez 20.dakikada Caner’in kullandığı
serbest vuruş organizasyonunda denedi ve golle burun buruna geldi.
Dipnot 2: Samuel Eto’o ideal 9.5 numara nasıl oynanır ,
futbolunun sonbaharında damağımızda harikulade bir tat bırakarak bizlere
gösterdi.
Dipnot 3: Fenerbahçe’nin orta saha patronluğunu ele alan
Makoun’a “pressing trap” yani pres tuzağı uygulamaması , maçın seyrini ve
gidişatını değiştirdi. Torku Konyaspor ile oynanan kupa maçında Makoun ve
Zeki’nin Antalya yarı alanında kaptırdığı toplar incelenmiş olsa, Fenerbahçe
Antalyaspor’u zor durumda bırakabilirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder