8 Şubat 2016 Pazartesi

BEŞİKTAŞ-GAZİANTEPSPOR
“öyle bir gülüşün var ki, sanırsın Beşiktaş sahaya çıkıyor” yaklaşık 7 ay önce bir gelin arabasının arkasında okuduğum ve fotoğrafını çekemediğim için pişman olduğum müthiş bir betimlemeydi. Beşiktaş, Gaziantepspor karşısında tam da bu sözün hakkını veren bir ilk 45 dakika oynadı. 32. dakikada yapmış oldukları ön alan baskısını maçın özet görüntülerinde seyredecek olanlar 90+ oynanıyor sanabilirler. İşte öyle bir baskı kurdu Beşiktaş Gaziantepspor karşısında. Oysa 14.saniyede Orkan Çınar’ın harikulade derin pasında 0-1 yenik duruma düşebilirdi Beşiktaş lakin Tolga Zengin’in vuruş anına kadar ayakta kalması, soğukkanlı Larsson’u da şaşırttı ve maçın seyrini de değiştirdi. Şenol Güneş’in Marcelo-Rhodolfo tandemi doğru karardı. Marcelo’nun pozisyon bilgisi Şenol Güneş’i 26.dakika 50.saniyede haklı çıkardı. Chibuike’nin driblingle Beşiktaş orta sahasını geçtiği bu zaman diliminde Marcelo çapraz koşu yapan Habibou’nun koşu yolunu mükemmel kapattı ve kalesini olası büyük bir tehlikeden korumuş oldu. Elyasa’nın  günümüz futboluna ters adam markajını tercih etmesi, Gomez’in de bunu hissederek Elyasa’yı sırtında sahanın alakasız yerlere taşıması, Gaziantepspor’un savunma anlayışını yerle bir etti. Yeni transfer, Fransa alt yaş milli takımlarında görev almış olan Guano alanı mı koruyayım, Elyasa boşluğunu mu doldurayım ikileminde kalmışken Beşiktaş golün habercisi hücum girişimlerini geliştirdi. Özellikle sol kanatta kurulan baskı ve pas zenginliği, Beşiktaş’ı dominant kılan etmendi. Atiba,Oğuzhan, İsmail ve dönüşümlü olarak sola yaklaşan Olcay-Gökhan pas bağlantısı başka bir oyun planını da göstermiş oldu; baskı. Günümüz futbolunda planlı ve organize baskı en büyük hücum silahı ve bu planı kusursuza yakın hayata geçiren takım ise kuşkusuz Beşiktaş. Baskıdan kastımız 6-7 kişinin ön alanda şuursuzca koşması değil. Maç bitiminde en fazla top kaybı yapan oyuncu sıralamasında Abuda çıkabilir. İşte Beşiktaş, Abuda’nın sonsuz özgüvenini iyi etüt ederek bu baskıyı kurdu. Erdem Şen’in üzerinde kurulan baskı ve her topun Abuda’yla buluşması tesadüf değildi. Abuda’nın top kayıpları sonrası gol ve gol pozisyonlarının gelmesi bir yana, 2.golde İsmail’in topun kaybedildiği yerde başlattığı baskı görülmeye değerdi.Tabş bu baskıyı anlatırken olumsuz tarafları da pas geçmemek lazım. Habibou ve Chibuike, sezon başından beri beraber oynuyor olsalar idi, Gaziantepspor hanesine en az 1 gol yazmış olurduk. Bu ikilinin savunma setlerinde arkadaki ikili blokla koruyamadıkları mesafe bir yana, pas organizasyonlarında yaşadıkları uyumsuzluk da Beşiktaş için bir şanstı. Buna rağmen 2.yarının ilk 15 dakikasında, Habibou’nun şutlarına Tolga’nın gösterdiği reaksiyon da Beşiktaş’ı oyunun içinde tutan etmendi.
Notlar
Alperen’in 84 Avrupa finalinde Arconada’nın yediği golün bir benzerini yemesi
Atiba merkezli pas trafiğinin mükemmel işlemesi
Tolga Zengin’in üst düzey konsantrasyonu
Habibou uyum sürecini atlattığı anda Gaziantepspor gol sıkıntısını çözüme kavuşturmuş olur
14.saniyede verilen pozisyona dikkat; Beck önce rakibi tutmaya niyetlenip sonra ofsayt çizgisini korumaya kara veriyor; Rhodolfo ile iletişimsizlik…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder